25 Temmuz 2017 Salı

R.O.C.S. Diş Macunu ve Sodyum Florid...!!!

Herkese merhaba…

Bugün kullandığım diş macunundan ve bu diş macununu neden tercih ettiğimden bahsedeceğim.
Aslında son 2 seneye kadar bazı şeyleri çok önemsemezdim. Azcık bile olsa işlenmiş gıda tüketmek veya kullandığım ürünlerin içeriklerinde birazcık kimyasal olmasında sorun olmaz derdim. Ama gelin bugünüme, mümkün değil! Zararın neresinden dönsek kardır diyorum ve ürünü anlatıyorum J



Gratisler’de, Watsons’larda, Rosmannlar’da, süpermarketlerde bütün diş macunlarını üşenmedim tek tek inceledim dün. İçeriklerinde tek bir şey aradım (olmamasını ümit ettim) sodyum florid! Ve sadece bu markada rast gelmedim ki zaten kutusunun üzerinde de yazıyor. Üşenmeyin şuan evinizde kullandığınız diş macununu inceleyin. Kesin sodyum florid göreceksiniz. Bende Perlodent kullanıyordum ve onda da var.

Bu madde yüksek derecede zararlı bir kimyasaldır. Sadece Google’da sodyum florid’i aratın inanılmaz şeyler okuyacaksınız. 19.yy’da fare zehri olarak kullanılıyormuş. Ve şeytan zehri olarak biliniyormuş. Arsenikten 15 kat daha kuvvetlidir. Damar, sinir sistemi, kemik yapıları, beyinde (epifiz bezinde) hasarlara sebep oluyor. İnanılmaz zararları var yazmakla bitmez.

Malum günde 2 kez kullanmak zorunda olduğunuz bir ürünün bu kadar kötü kimyasal içermesine söyleyecek çok şey var aslında ama üreticilere ciddi ayıp olacak diye bir şey diyemiyorum. (atık olarak bu kimyasalı depolamak zor olduğundan dolayı, diş macunlarına katılmış)

R.O.C.S. markasının da sadece resimde gördüğünüz ürününde bu madde yok. Üründen ciddi memnunda kaldım. 20-25 tl gibi fiyatı var. Gratis’te şuan indirimde ama. Tavsiye ederim kesinlikle!
Online olarak da araştırdım sanırsam Farmasi markasında da yok. Ürünü elime alıp inceleme yapamadım ama online baktığımda yok gözüküyor.

Bilinçli olmak sağlığı beraberinde getiriyor.

Sağlıkla kalın…

Görüşmek üzere…

Not: Ürünü kendim temin ettim.


20 Temmuz 2017 Perşembe

Bulyonlar Hakkında...

Herkese yeniden merhaba…

Bu yazımda kullandığım bir üründen değil de asla kullanmadığım bir üründen bahsetmek istedim. Tabi ki bulyonlar…


Çevremde sorduğumda ilginçtir ki kullanan insanların yoğunlukta olduğunu gördüm ve inanın ki çok şaşırdım. İşlenmiş bir gıdadan beklenti ne olabilir ki en fazla? Sadece aroma versin diye kullananlar baya var. Peki, içerisindeki zararlar ne olacak? Özellikle de MSG (monosodyumglutamat)!

Bu katkı maddesinin kullanım nedeni lezzeti arttırmaktır. Hormonlarınızdan tutunda karaciğerinize kadar hasar veriyor. Aşırı zararlı vücudumuz için. Hücrelerinizi büyük ölçüde tahrip ediyor. Evet, birçok gıdada kullanılıyor MSG ama işlenmiş gıdadan uzak durmaya çalışanlar bilir zaten. Genelde de uzak dururlar, eminim.

Şaşırdığım bir nokta da, bazı insanlar yemeklerine bunu ekleyerek çocuklarına et veya tavuk yedirdiğini düşünüyor! Allah aşkına bu mümkün mü ya?  İnanın ki bunları üretenler asla tüketmiyorlar. Çok yakından da biliyorum gıdacı olduğum için. Birçok yazımda belirttim ve yine belirtiyorum işlenmiş gıdadan uzak durun lütfen!

Ben mi çok abartıyorum beslenmeyi bazen düşünmüyor değilim ama yok olmuyor. Göz göre göre zehir veremiyorum kendime.

Sağlıkla ve bilinçle kalın…

Görüşmek üzere… J


14 Temmuz 2017 Cuma

Babe Soothing Repairing Sprey...

Selam…

Son yayınımda bahsettiğim gibi birçok ürün paylaşacağım J Veee ürün paylaşımı serisine devam ediyorum J


Babe ürünlerini her zaman beğenmişimdir. Asla vücudumda, yüzümde sorun oluşmadan, gerçekten memnun şekilde kullanıyorum.

Babe Rahatlacı-onarıcı sprey ise; günlük kullanıma uygun ve cildinizi aşırı derecede yumuşatıyor. Sprey formda olması (ki bu aralar buna benzer sprey ürünlere taktım J cidden çok rahat oluyor ;D) Süper benim için.

Cildi rahatlatmayı, yapılandırmayı, nemlendirmeyi, ferahlatmayı vaat ediyor ve yapıyor eminim ;) Bir avantajı daha, doğal bronzluğun uzun süre kalıcı olmasını sağlıyor. Yazdan kış aylarına geçişte çok işe yarayacak eminim J

Yüze ve vücuda kullanılması yine bonusu ürünün. Avuç içine alarak yüzünüze nemlendirici olarak uygulayabilirsiniz. Asla sivilce yapmıyor ve çok hızlı emilim sağlıyor. (benim cildim karmaya dönük ve atopik bir cilt, hiç sorun yaşamadım).

200 mL olması da yine avantaj. Bitmek bilmiyor J Kokusu ise, tam bir bebek kokusu süper yani…

Fiyatı; 49-60 arası değişiyor alacağınız yere göre. ;) Tavsiye ederim sonuna kadar :D


Görüşmek üzere…

10 Temmuz 2017 Pazartesi

Yves Rocher Coconut Parfüm...

Herkese merhaba…

Bu aralar herkes gibi ben de fırsat bulamıyorum blog yayınlarıma L Her fırsatta bakmaya çalışıyorum ama öyle çooook birikimim var ki listemde okumam gereken J   
Bir de o kadar çok ürün var ki paylaşmak istediğim J Şaşırdım kaldım valla hangisini anlatsam diye artık J Uzatmadan üründen bahsedeyim hemen. Tabi ki bayıla bayıla kullandığım bir parfüm. İndirimde şuan kaçırmayın derim ;)


Yves Rocher’ den birçok ürün aldım cilt için de. Kullanarak yorumlamak istiyorum hepsini ;) Ama bu parfüm (belki kullanan vardır aranızda), böyle cidden yiyesim geliyor J

Hindistan cevizi’ne zaten bayılıyorum. Hem gıda olarak, hem cilt ürünlerinde, hem de direk saf organik yağını birçok alanda kullanıyorum. Cidden müthiş bir şey J

Ürün Edt (bir tık az kalıcı yani Edp’ye göre). 100 mL. Bildiğiniz saf Coconut kokusu. The Body Shop’ta da var fakat onun kokusu bu kadar saf gelmedi bana. J Yves Rocher’i tek geçerim bu parfümde J

%93 doğal içerik olması zaten bonus bizim için J

Dediğim gibi şuan indirimde ve fiyatı 64,90 tl yerine 45,40 tl ;)

Coconut severler, ilk fırsatta bir deneyin derim J


Görüşmek üzere…

4 Temmuz 2017 Salı

Yediğinize İçtiğinize Dikkat Edin Ne Olur!...

Herkese selam…

Ben yine dayanamadım ve içtiğimiz sulara da yorum yapıyorum artık. 
Çünkü etrafıma bakıyorum da o kadar bilinçsizlik var ki! İnanamıyorum gerçekten. Her kafadan artık bir ses çıkıyor. Bir gün televizyona bakıyorsunuz aman şu çok iyi, bu çok besleyici diyorlar ama çok değil birkaç gün sonra o önerilen gıdalara neredeyse çöp deniliyor. Herkes şaşırmış durumda evet, fakat en azından illa işlenmiş gıda tüketiyorsanız ne olur içeriğini okuyun bari! Şu glukoz-fruktoz-mısır şurubu içerenlerden kaçın ne olur. Tümör beslemeyin!



Neyse gıdaları attım şuan bir kenara. İşin içinden çıkmak mümkün değil çünkü. Peki ya içtiğimiz su? 

Sularda ağır metalin ne iş var ya! Ama var yani. Pet şişeler artık ölüm saçıyor resmen. Neden mi? Marketlere bakkallara bakın bir, pet şişe suları dışarıya güneşe güzelce yerleştiriyorlar. Sonra da biz bir güzel onları içiyoruz. Aldık mı vücudumuza pet şişenin bütün kimyasallarını. Organlarımızda hasarlar oluştu mu? Hadi hayırlı olsun.

Üreticiler, satıcılar bu kadar bilinçsiz ve acımasız oldukça o kanser dediğimiz illet, yerleşiyor vücudumuza. Artık her şey paradan ve ticaretten ibaret olduğu için, herkes kendi çıkarında olduğu için sağlık çocuk oyuncağına döndü gitti vallahi! Maalesef de kimsenin bir şey yaptığı yok L Yazsam daha neler yazacağım ama olmuyor işte.

Sağlığınızı, yediğinizi içtiğinizi her zamandan çok daha fazla önemseyin artık. Gidişat hiç iyi değil çünkü!

Görüşmek üzere…


28 Haziran 2017 Çarşamba

Rutin Kan Tahlillerinizi Yaptırıyor musunuz?

Herkese merhaba…

Bayram koşuşturmasından bir türlü vakit ayıramadığım bloğuma sonunda kavuştum J Yine blog arkadaşlarımın bir sürü güzel yayınları birikmiş okuma listemde J Tek tek hepsine bakacağım ;) Hayatımın en koşturmalı bir haftasını geçirdim ve neyse ki şuan buradayım J



Bugün, benim bazı yazılarımda da sürekli vurguladığım, asla ihmal etmememiz gereken bir konudan bahsetmek istiyorum. Yılda 2 kez rutin olarak kan tahlili yaptırmak tabi ki!

Öncelikle bence kendinize bir anımsatıcı oluşturun ve 6 ayda 1 mutlaka tahlillerinizi yaptırın. Evet, doktor değilim ama çevremdeki herkes (tavsiyeme uyan, hatta zorla hastaneye götürdüklerim bile oldu J) şuan teşekkür ediyor. Çünkü bilinen bir şey var ki erken teşhis hayat kurtarıyor!

Hiçbir şikâyetim yok ama asla ihmal etmiyorum. Kapsamlı bir kan tahlili ile vücudunuzda eksik olan veya fazla olan her şey açığa çıkıyor. Sürekli tükettiğiniz şeyler, yanlış beslenmeniz veya doğru beslenerek devam etmeniz gereken her şey!

Benim tavsiyem, (kendi doktorlarımın da bana tavsiyesi) kontrol edilmesi gereken en önemli olanlar;

Açlık şekeri, gizli şeker, üre, kolestrol (LDL-HDL), trigliserid, karaciğer fonsiyonları (AST,ALT,ALP), demir, kalsiyum, sodyum, potasyum, Vitamin B12, TSH (özellikle bayanlar için),  D vitamini, sedimentasyon ve hematoloji (trombosit, alyuvar, akyuvar vs.)

Bir de bunlara ilave olarak idrar testi J

Hiçbir sağlık sorununuz yok olarak bilseniz bile illaki yediğinizden, içtiğinizden, sporunuzdan, stresinden sonuçlar farklılık gösterecektir. Önemli olan çok büyük orantısızlıklar olmaması ve doktor kontrolünde olmak. Zamanla kendi vücudunuzu tanıyarak, kan tahlillerinize bakarak günlük rutininizde nerede hata yaptığınızı göreceksiniz zaten J

Maalesef birçok insan bunları ihmal ediyor. Ama lütfen ihmal etmeyin. Hep diyorum sağlık her şeyden önce geliyor.

Görüşmek üzere...

Sağlıkla kalın...

22 Haziran 2017 Perşembe

La Roche Posay Anthlious Anti-Shine Güneş Spreyi

Herkese tekrar merhaba…

Güneş ışınlarına maruz kalmak cildimizde birçok soruna neden oluyor ve böyle bir durumda koruyucu kullanmak şart oluyor. Özellikle de yüzümüz için kesinlikle gerekli! Yoksa yüzümüzdeki o minik sivilceler bile lekeye dönüşebiliyor. Eğer akneniz de var ise de vay halinize diyorum J



Uzun süredir Daylong ultra face kullanıyordum. Fakat son dönemlerde biraz daha pratik olması adına sprey formda olan koruyuculara yönelmeye başladım.  La Roche Posay’in Anthelious Anti-shine SPF 50+ koruyucusuna tam anlamıyla ba-yıl-dım J

Gün içerisinde yağlanmadan eser yok bende artık! Sıfır parlama ve mükemmel koruma sağlıyor. Üstelik üzerine hafif makyajda yapıyorum. Ciltte yapışkan bir his asla bırakmıyor. Benim için cidden efsane ürün oldu.

Kokusu harika. SPF 50+ olması zaten tam bir bonus J 75 mL.lik bir ürün. Sadece yüz için kullanılacağından gayet iyi bir boyutta bence. Ürününün kendisinin vadettiği şeyleri karşılamasını çok seviyorum cidden :)

Daylong’tan da aşırı memnunum. Onu da ayrıca yazacağım zaten. Ama şuan bu ürünü kullanıyorum ve yarıladım bile J Özellikle yağlı ciltlere tavsiye ediyorum.

Güneş lekelerine dikkat edelim cildimize ne kadar iyi bakarsak, o da bize o kadar iyi dönüş yapıyor ;)


Görüşmek üzere…

19 Haziran 2017 Pazartesi

Kulaklarınız Sürekli Çınlıyor mu?...

Selam herkese…

Koşuşturmadan dolayı 2-3 gün bloğa gelemeyince ciddi kendimi boşlukta hissediyorum J İlk başladığımda hiç böyle olacağımı tahmin etmemiştim açıkçası J  Neyse ben hemen konuma döneyim. Kulak çınlaması sorunu yaşıyordum birkaç gündür ve neyse ki şuan yok J Bu sebeple kulak çınlaması sebeplerini merak ettim ve araştırıp sizlerle de paylaşmak istedim J



Aslında genel olarak basit durumlardan kaynaklı, ara sıra olan çınlamalar görülüyor fakat tabi bazen ciddi sebepleri olabiliyor. Aman dikkat diyorum göz ardı etmeyin eğer sürekli ise!

Kulak kiri, kulak enfeksiyonları, alerjik rinit, sinüzit, orta kulakta sıvı birikimi, baş boyun bölgesindeki damar genişlemesi, düşük ya da yüksek tansiyon, tiroid sorunları en başı çeken sebepler ve en sık görülenleridir. Ki bende ki de malum alerjik problemli olduğumdan olmuş J Doktor önerisi ile birkaç damla yardımıyla kurtuldum ;)

Yüksek ses ile müzik dinlemekte baş sebeplerden. Aman bu duruma dikkat gerçekten ilerisi için büyük sorunlara zemin hazırlıyor. Hiç gerek yok cidden J

Bir de şaşırdığım doktorumun da söylediği bir sebep var. Bu da anemi! Kansızlık sorunu olan insanların kırmızı kan hücreleri az olduğundan kan akışı daha hızlı oluyor ve bu da kulakta ara sıra çınlamaya sebep oluyormuş. Araştırdım internette de rastladım. Dip not olsun size J

Sağlık önemli, dikkat edelim ki mutlu hayat bizle olsun ;)

Görüşmek üzere…