25 Mayıs 2017 Perşembe

Caudalie Grape Water...

Herkese merhaba…

En son Dermaroller paylaşımımda (Dermaroller deneyimim) belirtmiş olduğum Caudalie Grape Water ürününden bahsetmek istiyorum.


Bu markanın birçok ürünü cildime çok güzel etkiler gösterdi. Grape Water’da bunların arasında. Vadettikleri; cildi nemlendirmesi, en hassas ciltleri bile yatıştırması, koruyucu ve parfüm içermemesi.

İçeriği bildiğimiz üzüm suyu J Peki bunun içeriği ne derseniz; eser miktarda elementler var ve bunlar ciltte yatıştırıcı etki gösteriyor. İçeriğindeki mineral tuzlar onarım sağlıyor. Sakkaridler ise nemlendirme etkisi gösteriyor.

Ürünü sıkıp cildinizde bırakıyorsunuz. Kendi kendine kuruması gerekiyor, herhangi bir ovalama işlemi ya da krem gibi yayma işlemi yapmıyorsunuz. Durulama gerektirmiyor. Bir de benim gibi dermaroller sonrasında uygularsanız müthiş bir etki yaratıyor ;) Cildin alt katmanına daha rahat geçmiş oluyor. Ferahlık sağlıyor evet ama kokusu bir tık kötü J Fakat çabuk emildiğinden kokuda geçiyor hemen ;) Yaz aylarında buzdolabında saklayıp kullanmanız daha fazla ferahlık hissi veriyor.

75 ml ve 200 ml olmak üzere iki farklı boyutta satılıyor. Ben 75 ml kullanıyorum çantaya da atıp çıkmak adına J

Kesinlikle tavsiye ediyorum. Şans verin derim J


Görüşmek üzere…

22 Mayıs 2017 Pazartesi

Dermaroller Deneyimim...

Herkese merhaba…

Kocaman bir mutluluk eşliğinde müthiş bir deneyimimden artık bahsetmek istiyorum sizlere. Uzun süre kullandım, emin oldum ve öyle yazıyorum şüpheniz olmasın J Dermaroller deneyimimi anlatıyorum J

Bilenler tabiki de vardır, aynı şekilde bilip de kullanmaya çekinenlerde olabilir. Bir dermatolog önerisi de sonuna kadar önemli evet ama ben dayanamadım ve bilinçli bir şekilde kullandım. İyiki de almışım diyorum çünkü sonuç mükemmel! Hemen anlatıyorum J


Dermaroller, cilt iğneleme işlemidir.  İğne boyları 0.25 mm ile 1.5 mm arasında değişiyor. Kullandığınız alana göre iğne seçmeniz gerekli. Ben yüzümde kullanacağım için ve özellikle gözenekler için kullanmak istediğimden dolayı 0.5 mm’lik 540 iğneliyi tercih ettim. Ufak bir araştırma ile de sorununuza göre iğne boyutu seçebilirsiniz. Kliniklerde 1.5 mm iğneler kullanılıyor ve tek kullanımlık oluyorlar. Dolayısıyla iğneler büyüdüğü için ciddi acısı oluyormuş. Ev tipinde bence 0.5 mm gayet yeterli. 0.5 den yüksek kullanacaksanız bence kliniğe gitmeniz daha iyi olacaktır. Tek başınıza yapmayın derim.

Mantığı, iğneler cildimizin en üst tabakası olan epidermise zarar vermeden, minik delikler açıyor. Bu sayede cilt zedelendiğini hissediyor. Çok hızlı bir şekilde kolejen üretimini arttırıyor. Kullandıktan hemen sonra üzerine uyguladığınız serum ile de etki iki katına çıkıyor. Bir de uykuya geçtiğiniz için onarım hızı daha fazla artıyor. Oh sizde sonra keyfini sürüyorsunuz J



Dikkat edilmesi gerekenler;
  • Sizden başka asla kimse kullanamaz. (hijyen amaçlı)
  • Her kullanımdan önce kendi dezenfaktanı ile hijyen sağlamalısınız. (oksijenli suda da birkaç dk bekletebilirsiniz)
  • Eğer yüzünüzde aktif olarak akne, sivilce varsa asla kullanmayın, sivilcelerin geçmesini bekleyin. yoksa sivilcelerinizi yaymış olursunuz!
  • Bence titanyum materyalli tercih edin.
  • İğnelerin kırılmış olmamasına dikkate edin.
  • Sabahları değil akşamları uyumadan önce temizlenmiş cilde uygulayın. Gece onarım oluyor ve güneşe maruz kalmamış oluyorsunuz.

İstenilen sonuç için en azından 8-10 uygulama gerekli. Tabi yaş, beslenme, uyku düzeni gibi etkenlere göre değişim gösteriyor. Günlük omega 3, probiyotik ve ara ara da çinko takviyesi aldığımdan dolayı, gıdacı olarak beslenmeme de dikkat ettiğimden dolayı (J) onarım hızım çok yüksek oldu. Şanslıydım yani J

Geceleri uyumadan önce temizlenmiş toniklenmiş (gül suyu tercihim her zaman) cilde kullanım kılavuzundaki şekilde uyguladım. Üzerine hemen C vitamini serumu kullandım. Arkasından da hemen Caudalie Grape Water sıktım (bu ürünü ayrıca anlatacağım çünkü efsane) ve bıraktım hiç ellemedim.  Ciltte emilim gerçekleşince, direk uykuya geçtim. 0.5 mm’lik iğneliyi haftada iki kez kullanmanız önerilmiş ama ben  4 kez kullandım yani birer gün ara vererek.

8 uygulamada gözeneklerimden neredeyse kurtuldum J Sivilce lekelerine elveda dedim J Işıldayan, tonları eşitlenmiş bir cilde merhaba dedim J

Son günlerde birçok kişi cildine ne yaptırdın diyor! Bu cümlenin keyfini siz düşünün artık J

Sormak istediğiniz bir şey olursa hemen dönüş yaparım J

Görüşmek üzere…


21 Mayıs 2017 Pazar

Vücudunuzda Çıkan Sivilceler Ne Anlatıyor...

Herkese yağmurlu bir İstanbul’dan selam…

Vücudunuzda sivilceleriniz var mı? Peki, bu sivilcelerin bölgesel olarak neye işaret ettiğini biliyor musunuz? Bugün birazcık bu konuya değinmek istedim J



Akademik çalışmalar ve eski Çin tıbbına göre elde edilen bilgiler var. Akneler vücudumuzda; boyun, bel, omuz, göğüs gibi bölgelere yayılabiliyorlar. Aslında hepsinin de farklı sebepleri var.  Tabiki de ilk sebep, hormonlar ve bunun sebep olduğu sebum fazlalığıdır. L Şimdi ilk olarak boyun bölgesine bakalım;

Boyunda çıkan akneler; aşırı şeker tüketimine ve hormonların aşırı salgılanmasına bağlı. Yani şeker tüketimini kesinlikle azaltmak lazım. Boyuna temas eden saçlar ve gömlek yakalarının sıkması da bu duruma zemin hazırlıyor.

Omuzlar da çıkan akneler ise; aşırı strese bağlı olarak çıkıyorlar. Çanta askılarına dikkat! Sürtünme ile yayılmalarına sebep olabiliyorlar.

Göğüs bölgesinde çıkan sivilceler, akneler ise; dengesiz ve yetersiz beslenmeye işaret ediyor. Aşırı baharatlı gıdalar ve aşırı soğuk içeceklerde sebep olabiliyor.  Pamuklu giyinmeyi tercih etmekte fayda var.

Kolların üst bölgelerindeki sivilceler; dolaşım yetersizliğinden ve o bölgedeki ölü hücrelerin çokluğundan kaynaklıdır. Vitamin yetersizliği de buna sebep olabiliyor.

Karın bölgesindeki sivilceler, yüksek kan şekeri veya çok sıkı kıyafetlerin etkisi ile çıkabiliyor.

Üst bacaklardaki sivilceler ise; şampuanlara ve duş jellerine tepki olarak oluyor. (ben bu durumdan nasibimi aldım, duş jelim sağ olsun, bırakınca geçti neyse ki J).

Sırt bölgesindeki sivilceler; aşırı terleme ve yine kullanılan şampuanların etkisi. Bir de yetersiz uyku ve yüksek kalorili gıdalar da buna sebep olabiliyor.

Yeterli su tüketimi, dengeli beslenme, yeterli uyku, ölü derilerden arınmış bir cilt, vücudunuzun ihtiyacı olan vitamin ve minerallerin yeterliliği, cildi doğru nemlendirme gibi etkenlere dikkat ederek ve bir de yine söylüyorum düzenli kan tahlilleri ile sağlıklı bir cilt ve yaşam kendiliğinden geliyor zaten J


Görüşmek üzere…

16 Mayıs 2017 Salı

Neden Esneriz Biliyor musunuz?

Herkese merhaba…

Bugün birazcık ilginç bir konuda yazmak istedim. Gün içerisinde birkaç kez esneriz değil mi? Peki, bunun sebebi ve bilimsel açıklaması nedir?


Geçmişte yapılan araştırmalara göre, esnemenin nedeni vücudun oksijen ihtiyacı imiş. Fakat en son yapılan incelemelere göre aslında çok da doğru değil. Çok daha farklı sebepleri de var ;)

Aslında esnemenin ana sebebi; beynimizi soğutmak J Aynen öyle, garip geliyor biraz ama şimdi daha iyi anlayacaksınız. Beynimiz normalde düşük ısı ile çalışır. Esnediğimizde de kan akışımız hızlanır ve bu sayede beyin soğumuş olur.  Beyin soğuduğunda da aslında daha kıvrak düşünebilme yetisine sahip olmuş oluruz. Yani esnemek beynimiz için gayet olumlu bir hareket oluyor.

Bir de esneme neden bulaşıcı ona bakalım. Duygusal olarak bağ kurduğumuz, sevdiğimiz insanlar yanımızda esnediğinde biz de esneriz. Bu ailemiz olabilir, arkadaşlarımız olabilir. Ama eğer bize yabancı yani tanımadığımız insanlar yanımızda esnediğinde dikkat edin bulaşıcı olmuyor J Bu da aslında kanıtı…

Yazımı okuduğunuzda da esnemiş olabilirsiniz J Son olarak denk gelip tesadüfen okuduğum, denediğim bir şey de var. O da, eğer çok fazla esniyorsanız dudağınızı ısırmayı deneyin J İnanın esnemeniz komple geçiyor. Bunun bilimsel bir açıklamasını bulamadım ama denemişliğim var. Doğru J


Görüşmek üzere…

13 Mayıs 2017 Cumartesi

Elma Sirkesi Deyip Geçmeyin...

Selam herkese…

Elma sirkesi mi? Yıllardır hayatımdan hiç eksik edemediğim mucize yaşam iksiri inanın ki!



Vücudunuzu içten ve dıştan en güzel tedavi eden, doğal bir ilaç aslında. Önce faydalarından bahsedeyim sonra da kullanımından.
  • Bağışıklığı güçlendirir (kanıtlanmış).
  • İçeriğindeki yüksek potasyum ile kalp-damar hastalıkları risklerini minimuma düşürür.
  • Sindirim sistemini düzenler. Özellikle gaz, spazm, kabızlık için birebirdir.
  • Sivilcelerin en nefret ettiği şeylerden biridir J Cilt lekelerine de etkisi yüksektir.
  • İltihap önler, yaraları çabuk iyileştirir, güneş yanıklarına iyi gelir.
  • C vitamini kaynağıdır.
  • Asetik asit içerdiğinden dolayı kilo vermede yardımcıdır.
  • Saçlarınızdaki kepeği siler süpürür.

Aslında daha çok faydası var ama benimde başlıca bildiklerim denediklerim bunlar.


Ben her sabah 1 bardak suya 1 yemek kaşığı ilave edip, yavaş yavaş içiyorum. (Fazlasını içmiyorum, abartmanın anlamı yok ) J Sindirime asla bir yan etkisi olmuyor. Daha zinde hissediyorsunuz kesinlikle. Sivilcelerde aşırı azalma ve lekelerde silikleşme oluyor %100 eminim ;) Sivilce ve lekeler üzerine pamuk yarımı ile tampon hareketler ile uygulamanızda daha hızlı sonuç verecektir. Tavsiye ederim. Fakat alabilirseniz organik olanları kullanmanız daha iyi olacaktır…

Görüşmek üzere...

11 Mayıs 2017 Perşembe

Altapharma Melkfett Krem (Aynısafa Çiçeği Özlü Krem...

Selam…

Bugün sizlere kullandığım ama ilk kez memnun kalamadığım bir üründen bahsetmek istiyorum. Aslında bloglara baktığımda genelde memnun kalınmış ama nedendir bilmiyorum ben onlardan değilim J Ürün, Rosmann’larda satılan Altapharma melkfett krem yani Aynısafa çiçeği özlü krem.


Aynısafa çiçeği, aslında o kadar faydalı bir bitki ki! Çay olarak içildiğinde idrar söktürücü, tansiyon düşürücü, kan temizleyici ve daha birçok faydası var. Dıştan cilde uygulandığında ise; yaşlılıkta meydana gelen lekelerde etkili, ayak mantarında, isiliklerde, sivilce lekelerinde etkilidir. Yara iyileştirici özelliği de vardır. Saymakla bitmiyor yani.

Bende bütün bunları göz önüne alarak geçenlerde bu kremi aldım ve denemek istedim. İnanın hiçbir beklentimi karşılamadı. Bildiğiniz vazelin J İçeriğine güvendim ama olmadı yok J Lekeler üzerine sürdüm, sivilce çıkardı. Ellerime kullandım, yapış yapış bir his bıraktı ki hiç sevmem.

Fiyatı gayet uygun ve kocaman bitmek bilmez zaten. Ama sonuç benim için hüsran! Kullananlar var mı (ya da bilenler), ben mi hata yaptım kullanımında acaba J Sizlerin yorumlarını gerçekten merak ediyorum. J


Görüşmek üzere…

10 Mayıs 2017 Çarşamba

Yüzünüze Bakıp Hangi Vitamine İhtiyacınız Olduğunu Anlayın...

Selam…

Harika bir konuya değineceğim bugün. Sizce yeterli vitamin alıyor musunuz?

Yüzünüze bakarak, vücudunuzda nelerin eksik olduğunu aslında belirleyebilirsiniz. 💗


Eğer teniniz normalden daha soluk ise B12 vitamini eksikliğiniz var demektir. Bu vitamin aslında o kadar önemli ki tek başına bir konu olarak anlatsam daha iyi ama soluk cilt dışında yorgunluk hissi ve depresyona eğilim gibi sorunlara da neden oluyor. Kırmızı et ile vücudunuza B12 almanız gayet kolay J

Eğer cansız saçlara sahipseniz, biyotin eksikliğiniz mevcuttur. Ki ben buna %1000 katılıyorum. Biyotini takviye olarak alıyorum ve saçlarımda sıfır dökülme, kırık vb. ;) takviye dışında; yumurta, et, balık, sebzelerde de bulunuyor ama inanın yetmiyor. Çok az miktarda çünkü. Bence takviye şart!

Eğer aynaya baktığınızda şişmiş gözler görüyorsanız emin olun ki iyot eksikliğiniz vardır.  Tabiki iyotlu tuz ve deniz ürünlerinden tüketerek sorunu çözebilirsiniz.

Eğer dudaklarınız çok soluk ise,  demiriniz eksik olabilir. Ama bence bunu takviye olarak kullanacaksanız kafanıza göre demir takviyesi almayın. Fazlası zehir etkisi yapabiliyor. Kan tahlili ile kontrol etmek ilk seçenek olmalı bence ;) kalsiyum ağırlıklı gıdalara ara vererek de demiriniz 
arttırabilirsiniz. Malum kalsiyum demiri vücutta kendisine bağlıyor ve demirin size yararı azalıyor.

Eğer diş eti kanamalarınız çok ise; C vitamini eksikliğiniz olabilir. Zaten C vitamini eksikliği bağışıklığınızı aşırı düşürüyor, kas ağrılarına sebep oluyor. Diş problemleri de C vitaminine bağımlı oluyor. C vitamini düzeyiniz de çok önemli.

Bu arada değindiğim konu kanıtlanmış ve akademik makalelere rastladım. Bana saçma gelen bir şey olmadı. Siz ne düşünüyorsunuz?



9 Mayıs 2017 Salı

Essence Pure Skin 4'ü Bir Arada Sivilce Karşıtı Krem Temizleyici...

Selam…

Uzun süredir kullandığım ve etkisini gerçekten gördükten sonra yazmaya karar verdiğim bir üründen bahsetmek istedim. Essence pure skin 4 ü 1 arada sivilce karşıtı krem temizleyici.



Eğer cildiniz yağlıya dönükse ve en önemlisi cildinizi matlaştırmak istiyorsanız gerçekten aradığınız ürün bu. Fiyatı çok çok uygun kesinlikle şans verin derim. Sivilce karşıtı olması da cidden bonusu diyebilirim J

Kullanımdan sonra yüzünüzü matlaştırıyor ve baya pürüzsüzleştiriyor. Uzun süre günlük temizleyici olarak kullandım ve etkisini gördüm.  

İçeriğinde ise; çinko mevcut. Cilt için mükemmel bir mineraldir. Alkol ve parfüm içeriyor. Sizi rahatsız edebilen içerikler bunlar, hatta birçok kişiye alerjen etki yapabiliyor ama benim cildim o kadar hassas ki bana yapmadı J 

Ben ürüne şans verdim pişman olmadım ve bitirdim. J  Tekrar alır mıyım derseniz, şuan farklı bir temizleyiciye geçtim. Cilt için, aynı ürünü bittikten sonra arka arkaya kullanmayı pek sevmiyorum. Farklı ürünler de bazen şaşırtıyor beni. (bu ürün gibi, böyle bir etki beklemiyordum açıkçası). Ondan da memnun kalırsam paylaşacağım.  

Bu ürünü eğer  kesinlikle kuru - normal bir cildiniz yok ise öneririm J


Görüşmek üzere…

8 Mayıs 2017 Pazartesi

Şık Mutfaklar İçin Ankastre Renkli Buzdolabı

Siz de ankastre renginin mutfaklara çok yakıştığını düşünenlerden misiniz? Bu yıl ankastre renklere ilgi çok fazla: Gümüş grisi bu renk, mutfaklarda hakikaten güzel duruyor ve bulunduğu her ortama değer katıyor. En çok da buzdolabı modellerine yakıştığını düşünüyorum, ankastre renkli buzdolapları mutfakların gerçekten de havasını değiştiriyor. Bu nedenle Uğur Soğutma’nın UES 585 D2K NFI A++ isimli buzdolabı modelini görür görmez sipariş etmeye karar verdim: Ankastre renginin en şık tonunu kullanıyor.


Sevdiğim bir renge sahip olması, tek tercih nedenim değildi elbette. Uğur Soğutma’yı gayet iyi tanıyorum, 60 yıldan fazladır derin dondurucu modelleri ile soğutucu cihazlar üretiyor. Açıkçası, bu sektörde rakibi olduğunu düşünmüyorum ve buzdolabının da bir soğutma uzmanından alınması gerektiği kanaatindeyim. Hem markayı, hem de ankastre rengini görür görmez satın alma kararı vermem bundan kaynaklanıyor. Buzdolabını yaklaşık 3 aydan bu yana kullanıyorum ve izlenimlerim şöyle:
 

İç hacmi 585 litre ve fazlasıyla yeterli geliyor. Açıkçası bu büyüklükteki bir iç hacmi, çoğu marka ancak en üst düzey ve en pahalı modellerinde sunabiliyor. ’da ise standart geliyor! Buzdolabı içerisindeki şeffaf sebzelik bölümü özel, zira nem kontrolü yaparak sebzelerin daha uzun süre taze kalmasını sağlıyor. Ayrı bir “0 derece” bölümü de var, süt ve et ürünlerini bu bölüme koyarak kullanım ömürlerini uzatabilirsiniz. 

Buzdolabının no-frost özelliği var ve dondurucu bölmesinin kapasitesi tam 97 litre. Çoğu aile için fazlasıyla yeterli olacak bir kapasite bu. Isı kontrolü tamamen otomatik, bu da maksimum seviyede enerji tasarrufu yapmasını sağlıyor. Dış kapağı üzerinde bir LED gösterge var, hem çok şık duruyor ve hem de kapağı açmadan buzdolabı kontrollerine ulaşmanızı sağlıyor. Buzdolabını geceleri de kullanmayı sevenlerdenseniz hiç merak etmeyin: LED aydınlatması, toplam 5 adet temperli cam rafı mükemmel bir şekilde aydınlatıyor. Fiyatının çok üzerinde özellikler sunan UES 585 D2K NFI A++ modelini satın aldığım için çok mutluyum, mutfağım hem çok daha şık bir hale geldi ve hem de çok kaliteli yeni bir buzdolabım oldu! https://satis.ugur.com.tr/item/ues-585-d2k-nf-a/100030 adresinden siz de sipariş verebilir, ödemenizi 12 taksit halinde yapabilirsiniz. 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

6 Mayıs 2017 Cumartesi

Flormar Tırnak Bakım Yağı...

Herkese merhaba…

Birkaç hafta önce kullanmaya başladığım ve çok memnun kaldığım bir üründen bahsetmek istedim sizlere. Mutlaka bilenler vardır. Flormar Care&Go Nail and Cuticle Oil.



Ürün tamamen tırnaklara bakım yaparak, kütikülleri yok etmeyi vaat ediyor ve bence bunu başarıyor J İçeriğinde çok rahatsız edebilecek bir şeye rastlamadım. Sadece sanki bir renklendirici gördüm (D&C Yellow No.II). 😈 Sadece ilaçlarda ve kozmetikte kullanılan bir renklendirici madde imiş bu.  İçerik kısmında en sonda yer aldığından az miktarda kullanılmış. Çok da rahatsız etmedi bu sebeple J

Limon yağı ve tatlı badem yağı içeriyor. Ürünün içerisinde bir sünger var ve bu sebeple gayet pratik. Hafif bir limon kokusu bırakıyor ve rahatsız etmiyor.  Fiyatı 10 TL.

Genel olarak ürünü beğendim ama derseniz ki yok yine de kimyasal diye o zaman önerim Hindistan cevizi yağı ile tırnaklarınıza bakım yapmanız. O da aynı işlevi fazlasıyla yapıyor zaten J


Görüşmek üzere…

4 Mayıs 2017 Perşembe

Parmaklarınızı Çıtlatıyor musunuz?...

Günaydın…

Bugün uzun zamandır aklımda olan bir konudan bahsetmek istedim. J Parmaklarınızı çıtlatıyor musunuz? Peki, sizce bir zararı var mı hiç merak ettiniz mi? J



Bazı insanlar bunu gerçekten alışkanlık haline getiriyorlar. Hatta çevremizde çoğu kişi de zararlı yapma diyor. Önce parmak kütlettiğimizde (çıtlattığımızda) vücutta ne oluyor bir ona bakalım.  Sıvı ile dolu olan iki kemiğin birleştiği eklem kapsülündeki boş olan kısım, parmağınızı her çıtlattığınızda genişliyor ve oradaki sıvı kemiklerin arasındaki boşluğu doldurmak için yetersiz kalmış oluyor. Basın. Düşüyor ve oluşan gaz kabarcığı, o sesin (çıtlattığınızdaki sesin) oluşmasını sağlıyor.  En anlaşılır özeti; bu ses kabarcık tanesi J

40 denek üzerinde bir araştırma yapılmış ve 30 deneğin çıtlatma alışkanlığı olduğu belirtilmiş. Eklemler için ısınma hareketi olarak görülen bu çıtlatma, eklemlerde hareket genliğinin artmasına sebep oluyor imiş J Bu şekilde de eklem hastalıklarının önüne geçilebiliyormuş. 30 deneğin eklem iltihabı ya da şişlik gibi sorunlara rastlamadığı belirtilmiş.

Aslında yapılan deney sayıları çok az ama sadece yapılanlara yönelik bakıldığında, sorun olmadığı belirtiliyor. Karar sizin J


Görüşmek üzere…