22 Haziran 2017 Perşembe

La Roche Posay Anthlious Anti-Shine Güneş Spreyi

Herkese tekrar merhaba…

Güneş ışınlarına maruz kalmak cildimizde birçok soruna neden oluyor ve böyle bir durumda koruyucu kullanmak şart oluyor. Özellikle de yüzümüz için kesinlikle gerekli! Yoksa yüzümüzdeki o minik sivilceler bile lekeye dönüşebiliyor. Eğer akneniz de var ise de vay halinize diyorum J



Uzun süredir Daylong ultra face kullanıyordum. Fakat son dönemlerde biraz daha pratik olması adına sprey formda olan koruyuculara yönelmeye başladım.  La Roche Posay’in Anthelious Anti-shine SPF 50+ koruyucusuna tam anlamıyla ba-yıl-dım J

Gün içerisinde yağlanmadan eser yok bende artık! Sıfır parlama ve mükemmel koruma sağlıyor. Üstelik üzerine hafif makyajda yapıyorum. Ciltte yapışkan bir his asla bırakmıyor. Benim için cidden efsane ürün oldu.

Kokusu harika. SPF 50+ olması zaten tam bir bonus J 75 mL.lik bir ürün. Sadece yüz için kullanılacağından gayet iyi bir boyutta bence. Ürününün kendisinin vadettiği şeyleri karşılamasını çok seviyorum cidden :)

Daylong’tan da aşırı memnunum. Onu da ayrıca yazacağım zaten. Ama şuan bu ürünü kullanıyorum ve yarıladım bile J Özellikle yağlı ciltlere tavsiye ediyorum.

Güneş lekelerine dikkat edelim cildimize ne kadar iyi bakarsak, o da bize o kadar iyi dönüş yapıyor ;)


Görüşmek üzere…

19 Haziran 2017 Pazartesi

Kulaklarınız Sürekli Çınlıyor mu?...

Selam herkese…

Koşuşturmadan dolayı 2-3 gün bloğa gelemeyince ciddi kendimi boşlukta hissediyorum J İlk başladığımda hiç böyle olacağımı tahmin etmemiştim açıkçası J  Neyse ben hemen konuma döneyim. Kulak çınlaması sorunu yaşıyordum birkaç gündür ve neyse ki şuan yok J Bu sebeple kulak çınlaması sebeplerini merak ettim ve araştırıp sizlerle de paylaşmak istedim J



Aslında genel olarak basit durumlardan kaynaklı, ara sıra olan çınlamalar görülüyor fakat tabi bazen ciddi sebepleri olabiliyor. Aman dikkat diyorum göz ardı etmeyin eğer sürekli ise!

Kulak kiri, kulak enfeksiyonları, alerjik rinit, sinüzit, orta kulakta sıvı birikimi, baş boyun bölgesindeki damar genişlemesi, düşük ya da yüksek tansiyon, tiroid sorunları en başı çeken sebepler ve en sık görülenleridir. Ki bende ki de malum alerjik problemli olduğumdan olmuş J Doktor önerisi ile birkaç damla yardımıyla kurtuldum ;)

Yüksek ses ile müzik dinlemekte baş sebeplerden. Aman bu duruma dikkat gerçekten ilerisi için büyük sorunlara zemin hazırlıyor. Hiç gerek yok cidden J

Bir de şaşırdığım doktorumun da söylediği bir sebep var. Bu da anemi! Kansızlık sorunu olan insanların kırmızı kan hücreleri az olduğundan kan akışı daha hızlı oluyor ve bu da kulakta ara sıra çınlamaya sebep oluyormuş. Araştırdım internette de rastladım. Dip not olsun size J

Sağlık önemli, dikkat edelim ki mutlu hayat bizle olsun ;)

Görüşmek üzere…



15 Haziran 2017 Perşembe

'Secret the Power'...

Selam herkese…

Bugün sizlere ikinci kez bir kitap önerisi yapmak istedim J Bu kitabı da çok ama çok beğendim. Kitap ise; Secret the Power…



Yazarı Rhonde Byrne. Aslında bu ikinci kitabı, bir de bunun ilki var. O da The Secret. Ama ilk kitabını okumadan da bu kitaba başlayabilirsiniz ;)

Tamamen olumlu düşünmek ve pozitif yaşam adına yazılmış bir kitap. Özellikle kendinizi kötü hissettiğinizde, karamsarlıklarınızda müthiş bir etki yaratıyor. O kadar net bir şekilde yazılmış ki her şey! Yol gösteren, hayatınıza yön veren kitapları her zaman sevmişimdir. İşte bu tam onlardan J

Her şeyin, sevginin çekim gücünden kaynaklı olduğuna sürekli nokta atışı yapıyor yazar. Çekim yasasını, sevgi yasası olarak belirtiyor. Her bölümü okurken gerçekten keyif alacaksınız. Ayrıca okurken küçük küçük notlar alabilirsiniz.

Küçük ve ciltli bir kitap. Çantanıza da atabilirsiniz rahatlıkla. Şuan da D&R’ da indirimde. Motive olmak adına tavsiye ediyorum herkese.

Pozitif düşünce gücüne inanıyorsanız, evinizde bulunması gereken başucu kitaplarından J


Görüşmek üzere…

13 Haziran 2017 Salı

Avene Eau Thermale...

Merhaba herkese…

Sıcak havalar artık yüz göstermeye tamamen başladı ve cildimizin de bakımları değişim göstermek zorunda kaldı J


Benim size en iyi tavsiyem özellikle bu dönemlerde termal suları hayatınızın tam ortasına yerleştirin. Aşırı bir ferahlama, cilt için müthiş bir takviyedir ve inanın çok faydalı olacaktır. Günün her zamanında rahatlıkla kullanabilirsiniz. Kullandıkça da hak vereceksiniz eminim ✌



Birçok dermo markada termal su bulunmakta. Ben 3. şişe olarak Avene markasını kullanıyorum. :) Çok da memnunum.  İçerik resmini ekledim ama yine de belirteyim; bikarbonat, sülfat, klor, kalsiyum, magnezyum, sodyum, bor, çinko, bakır ve kadmiyum.  Ph seviyesi ise 7.5 yani bazik bu da iyi bir şey ;)

Hassas ciltler için de uygun. Cildinizde kızarma, allerjen etkileri, aktif sivilce gibi sorunlar var ise aşırı bir rahatlama sağlıyor. Defalarca denedim, çok güzel yatıştırıyor.  

Kullanımı; cilt üzerine püskürtüyorsunuz ve birkaç sn. bekleyip, parmak uçlarınızla tampon hareketler ile uyguluyorsunuz. Eğer buzdolabında da bekletirseniz yazın süper oluyor ☺

Genelde 50 ml olanı tercih ediyorum, çantada da rahatça taşımak adına. Avene ürünleri zaten beni genelde memnun etmiştir. Bu ürünü de tavsiye ediyorum sizlere ;)


Görüşmek üzere…

10 Haziran 2017 Cumartesi

Essence Express Dry Drops (Oje Kurutucu)...

Herkese selam…

Bugün biraz farklı bir ürün paylaşmak istedim. Çünkü gerçekten çok ama çok memnunum bu üründen J Essence express dry drops!



Malum oje sürdükten sonra kurumasını beklemek ciddi bir sorun. Bulaşma olasılığı birazcık yüksek oluyor. En azından benim için öyle J Bu sebeple hem zamandan tasarruf etmek için, hem de bulaşmasını önlemek için bir oje kurutucu şart oluyor. Ojeyi matlaştırmadan bunu yapmasını istiyorsanız, bir de pratik olsun diyorsanız tam size göre bir ürün ;)

Ürün, damlalık şeklinde cam şişede. Ojeyi sürdükten hemen sonra 1 damla tırnağınıza damlatıyorsunuz ve 50 sn.de tamamen kurumuş oluyor. Hafif bir yağlılık hissi bırakıyor, o yüzden kullanıp bekledikten sonra el yıkama ihtiyacı duyabilirsiniz J

Uzun süre gidiyor, malum damla formlu olduğu için J Sprey formda olan başka bir oje kurutucuyu da kullanmıştım ama (markasını tam hatırlamıyorum Flormar olabilir yanlış olmasın), matlaştırma etkisi göstermişti ve kullanımı pek pratik gelmemişti bana. Etrafa saçılmasından da dolayı tabi. Ama bu üründe tam tersi J

Rosmann’larda veya Eve Shop’larda Essence standlarında bulunuyor. Fiyatı da yanlış hatırlamıyorsam 8 tl olması lazım. Tavsiye ediyorum kesinlikle J

Görüşmek üzere…


6 Haziran 2017 Salı

Ginkgo Biloba Bitkisi...

Merhaba herkese…

Birkaç gün ara verdikten sonra sonunda bloğuma geri dönebildim J  Okuma listemde o kadar yayın birikmiş ki! Hepsine tek tek bakacağım J Bugün bir bitkiden bahsetmek istiyorum sizlere. İllaki duyanlarınız vardır ;) Ginkgo Biloba!


Eskiden Çinliler tarafından keşfedilmiş ve bitkinin özünü tıbbi amaçlarla kullanmışlardır. Günümüzde de malum artık takviyeler önemli olduğundan, bu bitkinin de kapsülleri, tabletleri, yaprakları ve çayı bulunmakta.

Gelelim faydalarına;

Bu bitkinin yaprakları yüksek ölçüde vitamin, mineral ve bileşenler içeriyor. Sinir sistemine olumlu etkileri fazlasıyla mevcuttur. Kalp hastalıklarına, göz sağlığına, cilt sağlığına (ki kozmetikte de kullanılıyor), beyin sağlığına iyi geliyor.  Astıma olumlu etkileri bulunuyor.

Saç dökülmesi üzerine de olumlu etkileri mevcut. Özellikle ince telli saçlar için güçlendirici etkisi var. Yapraklarını kaynatıp saçlarınızı bu su ile biraz bekleterek yıkayabilirsiniz.

En önemli etkisi ise; beyin sağlığınadır. Unutkanlık için gerçekten birebir. Dikkat dağınıklığına da olumlu etkisi var. Beynin çok daha yüksek verim ile kullanılmasına yardımcı oluyor. Bunları da içeriğindeki ginkgolit maddesi ile yapıyor.

Önemli nokta; içeriğinde bu maddenin kesinlikle bulunması gerekiyor. Yoksa boşa tüketmiş oluyorsunuz. Ginkgo özütü ile üretilen ürünlerin içeriğinde bu madde kesinlikle bulunuyor. Yani buna dikkat edin.

Kullanımı ise; eğer tablet ya da kapsül olarak tüketmiyorsanız,  bitkiyi direk olarak kullanabilirsiniz. Yapraklarını kaynatarak tüketmeniz bence çok daha faydalı olacaktır. Özütünü de almış olur vücudunuz ;)

Bal, zerdaçal, ginseng ile birlikte tükettiğinizde cilt sağlığına çok fazla olumlu etkisi bulunduğu belirtiliyor.

Zararı ise; tabiki çok fazla kullanımdan kaynaklı. Dozunu aşmadan abartmadan kullanmak gerekli ;)


Görüşmek üzere…

1 Haziran 2017 Perşembe

Freshies Ağız Kokusu Kapsülü...

Merhaba herkese…

En son yazımda ağız spreyinden bahsetmiştim ve daha doğal alternatif bir ürün de olduğunu söylemiştim. Yazımdaki yorumlarda da alternatif ürünü merak edenler oldu ve söz verdiğim gibi hemen paylaşıyorum J


İllaki bilenler vardır ama yine de sizlerle paylaşmak istedim! Ürün Freshies J Tamamen doğal içerikli. Hemen belirteyim içeriğini de; nane yağı, maydanoz yağı, kekik yağı ve sığır jelatini. 
Herhangi bir tatlandırıcı, koruyucu veya renklendirici asla içermiyor ki üründe belirtiliyor zaten ;)

Gelelim etkilerine ve kullanımına. Soğan, sarımsak gibi kokulu olan gıdaların veya baharatlı gıdaların meydana getirdiği ağız kokusunu tamamen yok ediyor. Evet, bunu yapıyor %100 eminim ;)

Paketi bildiğiniz ilaç gibi aslında. Yemeklerden sonra en fazla 2-3 adet su ile birlikte içiyorsunuz. 15-20 dk içerisinde kokudan eser yok. Aslında daha da kısa sürede bunu yapıyor!

12 kapsül, 24 kapsül veya 90 kapsül olarak paketleri mevcut.  Hiçbir yan etkisi yok ki zaten gördüğünüz gibi içeriği tertemiz ;)

Migroslarda, Macro Center’larda veya Eczanelerde satılıyor. Bildiğim kadarıyla bir de internet dışında başka bir satış yeri yok.

12’lik kapsülü de çantaya at çık bir ürün J Fiyatı da gayet uygun. 10-15 tl gibi bir rakam hatırlıyorum 12’lik kutusu için J

Umarım bu ürünü de beğenmişsinizdir J


Görüşmek üzere…

30 Mayıs 2017 Salı

Mentollü Ağız Spreyi...

Selam herkese…

Bugün yine kurtarıcı bir üründen bahsetmek istiyorum J Fresh Breath ağız spreyi!


Ben yıllar sonra bir şans vermek istedim ve resimdeki ürünü aldım.
Malum dışarıda bazen soğan-sarımsak yiyebiliyorsunuz ve açıkçası sakızlar pek etkili olmuyor bunun için. Hoş bir görüntü de olmuyor zaten ;) Daha pratik olması açısından, (çantaya at çık bir ürün J) gayet kullanışlı. Aşırı bir ferahlık sağlıyor. Şeker içermiyor, bu güzel bir şey.

İçeriği ise beni pek rahatsız etmedi. Su, alkol, gliserin, aroma, sodyum sakkarin, mentol ve sitrik asit içeriyor. Sodyum sakkarin yapay tatlandırıcı olarak kullanılıyor. Bir tek bu birazcık tereddüt ettirdi ama çiğnediğimiz sakızların içeriği çok daha kötü. Hiç dikkat ettiniz mi bilmiyorum J

Alternatif çok temiz içerikli bir ürün daha var, onu da anlatacağım sonra J

Ürünü tavsiye ediyorum. Tek fıs yeterli J Watsons’larda satılıyor sadece diye biliyorum. Bende oradan aldım. Fiyatı da gayet uygundu. J


Görüşmek üzere…

28 Mayıs 2017 Pazar

4 Muhteşem Esansiyel Yağ Kullanımı...

Herkese merhaba…

Bu aralar yine bakterilere taktım kafayı J Sivilce muhabbeti bana ön ayak oldu  ve dedim ki bakterileri yok eden esansiyel yağlara odaklanalım birazcık. Kimyasal yerine biraz doğala dönelim ;)



İlk yağ; kekik yağı

Kekiğin antibakteriyel olduğunu zaten biliyordum ki hasta olacağımı hissettiğimde kekik çayı yapıyorum. İnanın ciddi bir savaş açıyor bakterilere. Senelerdir kanıtladım J Yağı ise; tam bir antibiyotik etki gösteriyor. Özellikle küçük deri enfeksiyonları için gayet uygun. Stafilokok dediğimiz bakterileri öldürüyor ve vücudumuza girmesini engelliyor.

İkinci yağ; çay ağacı yağı

Benim evden eksik etmediğim ayıla bayıla her şeye kullandığım yağ J Egzama, siğil, sedef gibi en ağır cilt sorunlarına bile (egzamayı kendim onayladım yine, yazmıştım Çay ağacı yağı) müthiş etki gösteriyor. Bir de sivilce üzerine de uygularsanız çok çabuk söndürüyor. Antibakteriyel etkisi üzerine başka yağ tanımam ;)

Üçüncü yağ; karanfil yağı

Hafife almayın çünkü bunun en önemli özelliği Candida türleri ile çok güzel savaşıyor. Candida bir mantar türü ve vücudun her yerinde sorunlara sebep oluşturabilir. Hem dıştan hem içten. Bağırsaklara yerleşirse vay halinize.  Mide ve ciğerlerde yaşamayı da çok severler. En kötüsü, tedavisi ihmal edilirse kansere baya sebep hazırlıyor. Kanser de Candida türlerinden oluşuyor. Bir ufak bilgi daha; Candida alkali hali (bazik pH) hiç ama hiç sevmez. Mesela ayağınızda mantar varsa, ayaklarınızı karbonatlı suda bekletin. Sonuca inanamayacaksınız çünkü alkali suda bekletmiş oluyorsunuz. Bu da Candida’ ya elveda diyor. Bu sebepledir ki yine; vücudunuzu alkali yaparsanız (karbonatlı su, limonlu su tüketmek gibi) kanser riskiniz minimuma iner. İçten de bazik olmuş olursunuz. Konuyu çok saptırmadan tekrar belirteyim :) Karanfil yağı da Candida’yı yok ediyor. Cilde lokal uygulayabilirsiniz.

Dördüncü yağ; bergamot yağı

Bu yağda yine antibakteriyeldir. Çok güzel kokar. Yara izlerini iyileştirici etkisi müthiştir. Kas gevşetici etkisi de vardır. İdrar yolu enfeksiyonlarını iyileştirici etkisi de bulunur. Sadece kokusu için bile bu yağı hayatınıza alın derim J

Birkaç tane daha önem verdiğim esansiyel yağ var ama ayrı bir yayın yapayım onlar için. Çok uzun oluyor çünkü J

Görüşmek üzere…


25 Mayıs 2017 Perşembe

Caudalie Grape Water...

Herkese merhaba…

En son Dermaroller paylaşımımda (Dermaroller deneyimim) belirtmiş olduğum Caudalie Grape Water ürününden bahsetmek istiyorum.


Bu markanın birçok ürünü cildime çok güzel etkiler gösterdi. Grape Water’da bunların arasında. Vadettikleri; cildi nemlendirmesi, en hassas ciltleri bile yatıştırması, koruyucu ve parfüm içermemesi.

İçeriği bildiğimiz üzüm suyu J Peki bunun içeriği ne derseniz; eser miktarda elementler var ve bunlar ciltte yatıştırıcı etki gösteriyor. İçeriğindeki mineral tuzlar onarım sağlıyor. Sakkaridler ise nemlendirme etkisi gösteriyor.

Ürünü sıkıp cildinizde bırakıyorsunuz. Kendi kendine kuruması gerekiyor, herhangi bir ovalama işlemi ya da krem gibi yayma işlemi yapmıyorsunuz. Durulama gerektirmiyor. Bir de benim gibi dermaroller sonrasında uygularsanız müthiş bir etki yaratıyor ;) Cildin alt katmanına daha rahat geçmiş oluyor. Ferahlık sağlıyor evet ama kokusu bir tık kötü J Fakat çabuk emildiğinden kokuda geçiyor hemen ;) Yaz aylarında buzdolabında saklayıp kullanmanız daha fazla ferahlık hissi veriyor.

75 ml ve 200 ml olmak üzere iki farklı boyutta satılıyor. Ben 75 ml kullanıyorum çantaya da atıp çıkmak adına J

Kesinlikle tavsiye ediyorum. Şans verin derim J


Görüşmek üzere…

22 Mayıs 2017 Pazartesi

Dermaroller Deneyimim...

Herkese merhaba…

Kocaman bir mutluluk eşliğinde müthiş bir deneyimimden artık bahsetmek istiyorum sizlere. Uzun süre kullandım, emin oldum ve öyle yazıyorum şüpheniz olmasın J Dermaroller deneyimimi anlatıyorum J

Bilenler tabiki de vardır, aynı şekilde bilip de kullanmaya çekinenlerde olabilir. Bir dermatolog önerisi de sonuna kadar önemli evet ama ben dayanamadım ve bilinçli bir şekilde kullandım. İyiki de almışım diyorum çünkü sonuç mükemmel! Hemen anlatıyorum J


Dermaroller, cilt iğneleme işlemidir.  İğne boyları 0.25 mm ile 1.5 mm arasında değişiyor. Kullandığınız alana göre iğne seçmeniz gerekli. Ben yüzümde kullanacağım için ve özellikle gözenekler için kullanmak istediğimden dolayı 0.5 mm’lik 540 iğneliyi tercih ettim. Ufak bir araştırma ile de sorununuza göre iğne boyutu seçebilirsiniz. Kliniklerde 1.5 mm iğneler kullanılıyor ve tek kullanımlık oluyorlar. Dolayısıyla iğneler büyüdüğü için ciddi acısı oluyormuş. Ev tipinde bence 0.5 mm gayet yeterli. 0.5 den yüksek kullanacaksanız bence kliniğe gitmeniz daha iyi olacaktır. Tek başınıza yapmayın derim.

Mantığı, iğneler cildimizin en üst tabakası olan epidermise zarar vermeden, minik delikler açıyor. Bu sayede cilt zedelendiğini hissediyor. Çok hızlı bir şekilde kolejen üretimini arttırıyor. Kullandıktan hemen sonra üzerine uyguladığınız serum ile de etki iki katına çıkıyor. Bir de uykuya geçtiğiniz için onarım hızı daha fazla artıyor. Oh sizde sonra keyfini sürüyorsunuz J



Dikkat edilmesi gerekenler;
  • Sizden başka asla kimse kullanamaz. (hijyen amaçlı)
  • Her kullanımdan önce kendi dezenfaktanı ile hijyen sağlamalısınız. (oksijenli suda da birkaç dk bekletebilirsiniz)
  • Eğer yüzünüzde aktif olarak akne, sivilce varsa asla kullanmayın, sivilcelerin geçmesini bekleyin. yoksa sivilcelerinizi yaymış olursunuz!
  • Bence titanyum materyalli tercih edin.
  • İğnelerin kırılmış olmamasına dikkate edin.
  • Sabahları değil akşamları uyumadan önce temizlenmiş cilde uygulayın. Gece onarım oluyor ve güneşe maruz kalmamış oluyorsunuz.

İstenilen sonuç için en azından 8-10 uygulama gerekli. Tabi yaş, beslenme, uyku düzeni gibi etkenlere göre değişim gösteriyor. Günlük omega 3, probiyotik ve ara ara da çinko takviyesi aldığımdan dolayı, gıdacı olarak beslenmeme de dikkat ettiğimden dolayı (J) onarım hızım çok yüksek oldu. Şanslıydım yani J

Geceleri uyumadan önce temizlenmiş toniklenmiş (gül suyu tercihim her zaman) cilde kullanım kılavuzundaki şekilde uyguladım. Üzerine hemen C vitamini serumu kullandım. Arkasından da hemen Caudalie Grape Water sıktım (bu ürünü ayrıca anlatacağım çünkü efsane) ve bıraktım hiç ellemedim.  Ciltte emilim gerçekleşince, direk uykuya geçtim. 0.5 mm’lik iğneliyi haftada iki kez kullanmanız önerilmiş ama ben  4 kez kullandım yani birer gün ara vererek.

8 uygulamada gözeneklerimden neredeyse kurtuldum J Sivilce lekelerine elveda dedim J Işıldayan, tonları eşitlenmiş bir cilde merhaba dedim J

Son günlerde birçok kişi cildine ne yaptırdın diyor! Bu cümlenin keyfini siz düşünün artık J

Sormak istediğiniz bir şey olursa hemen dönüş yaparım J

Görüşmek üzere…


21 Mayıs 2017 Pazar

Vücudunuzda Çıkan Sivilceler Ne Anlatıyor...

Herkese yağmurlu bir İstanbul’dan selam…

Vücudunuzda sivilceleriniz var mı? Peki, bu sivilcelerin bölgesel olarak neye işaret ettiğini biliyor musunuz? Bugün birazcık bu konuya değinmek istedim J



Akademik çalışmalar ve eski Çin tıbbına göre elde edilen bilgiler var. Akneler vücudumuzda; boyun, bel, omuz, göğüs gibi bölgelere yayılabiliyorlar. Aslında hepsinin de farklı sebepleri var.  Tabiki de ilk sebep, hormonlar ve bunun sebep olduğu sebum fazlalığıdır. L Şimdi ilk olarak boyun bölgesine bakalım;

Boyunda çıkan akneler; aşırı şeker tüketimine ve hormonların aşırı salgılanmasına bağlı. Yani şeker tüketimini kesinlikle azaltmak lazım. Boyuna temas eden saçlar ve gömlek yakalarının sıkması da bu duruma zemin hazırlıyor.

Omuzlar da çıkan akneler ise; aşırı strese bağlı olarak çıkıyorlar. Çanta askılarına dikkat! Sürtünme ile yayılmalarına sebep olabiliyorlar.

Göğüs bölgesinde çıkan sivilceler, akneler ise; dengesiz ve yetersiz beslenmeye işaret ediyor. Aşırı baharatlı gıdalar ve aşırı soğuk içeceklerde sebep olabiliyor.  Pamuklu giyinmeyi tercih etmekte fayda var.

Kolların üst bölgelerindeki sivilceler; dolaşım yetersizliğinden ve o bölgedeki ölü hücrelerin çokluğundan kaynaklıdır. Vitamin yetersizliği de buna sebep olabiliyor.

Karın bölgesindeki sivilceler, yüksek kan şekeri veya çok sıkı kıyafetlerin etkisi ile çıkabiliyor.

Üst bacaklardaki sivilceler ise; şampuanlara ve duş jellerine tepki olarak oluyor. (ben bu durumdan nasibimi aldım, duş jelim sağ olsun, bırakınca geçti neyse ki J).

Sırt bölgesindeki sivilceler; aşırı terleme ve yine kullanılan şampuanların etkisi. Bir de yetersiz uyku ve yüksek kalorili gıdalar da buna sebep olabiliyor.

Yeterli su tüketimi, dengeli beslenme, yeterli uyku, ölü derilerden arınmış bir cilt, vücudunuzun ihtiyacı olan vitamin ve minerallerin yeterliliği, cildi doğru nemlendirme gibi etkenlere dikkat ederek ve bir de yine söylüyorum düzenli kan tahlilleri ile sağlıklı bir cilt ve yaşam kendiliğinden geliyor zaten J


Görüşmek üzere…

16 Mayıs 2017 Salı

Neden Esneriz Biliyor musunuz?

Herkese merhaba…

Bugün birazcık ilginç bir konuda yazmak istedim. Gün içerisinde birkaç kez esneriz değil mi? Peki, bunun sebebi ve bilimsel açıklaması nedir?


Geçmişte yapılan araştırmalara göre, esnemenin nedeni vücudun oksijen ihtiyacı imiş. Fakat en son yapılan incelemelere göre aslında çok da doğru değil. Çok daha farklı sebepleri de var ;)

Aslında esnemenin ana sebebi; beynimizi soğutmak J Aynen öyle, garip geliyor biraz ama şimdi daha iyi anlayacaksınız. Beynimiz normalde düşük ısı ile çalışır. Esnediğimizde de kan akışımız hızlanır ve bu sayede beyin soğumuş olur.  Beyin soğuduğunda da aslında daha kıvrak düşünebilme yetisine sahip olmuş oluruz. Yani esnemek beynimiz için gayet olumlu bir hareket oluyor.

Bir de esneme neden bulaşıcı ona bakalım. Duygusal olarak bağ kurduğumuz, sevdiğimiz insanlar yanımızda esnediğinde biz de esneriz. Bu ailemiz olabilir, arkadaşlarımız olabilir. Ama eğer bize yabancı yani tanımadığımız insanlar yanımızda esnediğinde dikkat edin bulaşıcı olmuyor J Bu da aslında kanıtı…

Yazımı okuduğunuzda da esnemiş olabilirsiniz J Son olarak denk gelip tesadüfen okuduğum, denediğim bir şey de var. O da, eğer çok fazla esniyorsanız dudağınızı ısırmayı deneyin J İnanın esnemeniz komple geçiyor. Bunun bilimsel bir açıklamasını bulamadım ama denemişliğim var. Doğru J


Görüşmek üzere…

13 Mayıs 2017 Cumartesi

Elma Sirkesi Deyip Geçmeyin...

Selam herkese…

Elma sirkesi mi? Yıllardır hayatımdan hiç eksik edemediğim mucize yaşam iksiri inanın ki!



Vücudunuzu içten ve dıştan en güzel tedavi eden, doğal bir ilaç aslında. Önce faydalarından bahsedeyim sonra da kullanımından.
  • Bağışıklığı güçlendirir (kanıtlanmış).
  • İçeriğindeki yüksek potasyum ile kalp-damar hastalıkları risklerini minimuma düşürür.
  • Sindirim sistemini düzenler. Özellikle gaz, spazm, kabızlık için birebirdir.
  • Sivilcelerin en nefret ettiği şeylerden biridir J Cilt lekelerine de etkisi yüksektir.
  • İltihap önler, yaraları çabuk iyileştirir, güneş yanıklarına iyi gelir.
  • C vitamini kaynağıdır.
  • Asetik asit içerdiğinden dolayı kilo vermede yardımcıdır.
  • Saçlarınızdaki kepeği siler süpürür.

Aslında daha çok faydası var ama benimde başlıca bildiklerim denediklerim bunlar.


Ben her sabah 1 bardak suya 1 yemek kaşığı ilave edip, yavaş yavaş içiyorum. (Fazlasını içmiyorum, abartmanın anlamı yok ) J Sindirime asla bir yan etkisi olmuyor. Daha zinde hissediyorsunuz kesinlikle. Sivilcelerde aşırı azalma ve lekelerde silikleşme oluyor %100 eminim ;) Sivilce ve lekeler üzerine pamuk yarımı ile tampon hareketler ile uygulamanızda daha hızlı sonuç verecektir. Tavsiye ederim. Fakat alabilirseniz organik olanları kullanmanız daha iyi olacaktır…

Görüşmek üzere...

11 Mayıs 2017 Perşembe

Altapharma Melkfett Krem (Aynısafa Çiçeği Özlü Krem...

Selam…

Bugün sizlere kullandığım ama ilk kez memnun kalamadığım bir üründen bahsetmek istiyorum. Aslında bloglara baktığımda genelde memnun kalınmış ama nedendir bilmiyorum ben onlardan değilim J Ürün, Rosmann’larda satılan Altapharma melkfett krem yani Aynısafa çiçeği özlü krem.


Aynısafa çiçeği, aslında o kadar faydalı bir bitki ki! Çay olarak içildiğinde idrar söktürücü, tansiyon düşürücü, kan temizleyici ve daha birçok faydası var. Dıştan cilde uygulandığında ise; yaşlılıkta meydana gelen lekelerde etkili, ayak mantarında, isiliklerde, sivilce lekelerinde etkilidir. Yara iyileştirici özelliği de vardır. Saymakla bitmiyor yani.

Bende bütün bunları göz önüne alarak geçenlerde bu kremi aldım ve denemek istedim. İnanın hiçbir beklentimi karşılamadı. Bildiğiniz vazelin J İçeriğine güvendim ama olmadı yok J Lekeler üzerine sürdüm, sivilce çıkardı. Ellerime kullandım, yapış yapış bir his bıraktı ki hiç sevmem.

Fiyatı gayet uygun ve kocaman bitmek bilmez zaten. Ama sonuç benim için hüsran! Kullananlar var mı (ya da bilenler), ben mi hata yaptım kullanımında acaba J Sizlerin yorumlarını gerçekten merak ediyorum. J


Görüşmek üzere…

10 Mayıs 2017 Çarşamba

Yüzünüze Bakıp Hangi Vitamine İhtiyacınız Olduğunu Anlayın...

Selam…

Harika bir konuya değineceğim bugün. Sizce yeterli vitamin alıyor musunuz?

Yüzünüze bakarak, vücudunuzda nelerin eksik olduğunu aslında belirleyebilirsiniz. 💗


Eğer teniniz normalden daha soluk ise B12 vitamini eksikliğiniz var demektir. Bu vitamin aslında o kadar önemli ki tek başına bir konu olarak anlatsam daha iyi ama soluk cilt dışında yorgunluk hissi ve depresyona eğilim gibi sorunlara da neden oluyor. Kırmızı et ile vücudunuza B12 almanız gayet kolay J

Eğer cansız saçlara sahipseniz, biyotin eksikliğiniz mevcuttur. Ki ben buna %1000 katılıyorum. Biyotini takviye olarak alıyorum ve saçlarımda sıfır dökülme, kırık vb. ;) takviye dışında; yumurta, et, balık, sebzelerde de bulunuyor ama inanın yetmiyor. Çok az miktarda çünkü. Bence takviye şart!

Eğer aynaya baktığınızda şişmiş gözler görüyorsanız emin olun ki iyot eksikliğiniz vardır.  Tabiki iyotlu tuz ve deniz ürünlerinden tüketerek sorunu çözebilirsiniz.

Eğer dudaklarınız çok soluk ise,  demiriniz eksik olabilir. Ama bence bunu takviye olarak kullanacaksanız kafanıza göre demir takviyesi almayın. Fazlası zehir etkisi yapabiliyor. Kan tahlili ile kontrol etmek ilk seçenek olmalı bence ;) kalsiyum ağırlıklı gıdalara ara vererek de demiriniz 
arttırabilirsiniz. Malum kalsiyum demiri vücutta kendisine bağlıyor ve demirin size yararı azalıyor.

Eğer diş eti kanamalarınız çok ise; C vitamini eksikliğiniz olabilir. Zaten C vitamini eksikliği bağışıklığınızı aşırı düşürüyor, kas ağrılarına sebep oluyor. Diş problemleri de C vitaminine bağımlı oluyor. C vitamini düzeyiniz de çok önemli.

Bu arada değindiğim konu kanıtlanmış ve akademik makalelere rastladım. Bana saçma gelen bir şey olmadı. Siz ne düşünüyorsunuz?



9 Mayıs 2017 Salı

Essence Pure Skin 4'ü Bir Arada Sivilce Karşıtı Krem Temizleyici...

Selam…

Uzun süredir kullandığım ve etkisini gerçekten gördükten sonra yazmaya karar verdiğim bir üründen bahsetmek istedim. Essence pure skin 4 ü 1 arada sivilce karşıtı krem temizleyici.



Eğer cildiniz yağlıya dönükse ve en önemlisi cildinizi matlaştırmak istiyorsanız gerçekten aradığınız ürün bu. Fiyatı çok çok uygun kesinlikle şans verin derim. Sivilce karşıtı olması da cidden bonusu diyebilirim J

Kullanımdan sonra yüzünüzü matlaştırıyor ve baya pürüzsüzleştiriyor. Uzun süre günlük temizleyici olarak kullandım ve etkisini gördüm.  

İçeriğinde ise; çinko mevcut. Cilt için mükemmel bir mineraldir. Alkol ve parfüm içeriyor. Sizi rahatsız edebilen içerikler bunlar, hatta birçok kişiye alerjen etki yapabiliyor ama benim cildim o kadar hassas ki bana yapmadı J 

Ben ürüne şans verdim pişman olmadım ve bitirdim. J  Tekrar alır mıyım derseniz, şuan farklı bir temizleyiciye geçtim. Cilt için, aynı ürünü bittikten sonra arka arkaya kullanmayı pek sevmiyorum. Farklı ürünler de bazen şaşırtıyor beni. (bu ürün gibi, böyle bir etki beklemiyordum açıkçası). Ondan da memnun kalırsam paylaşacağım.  

Bu ürünü eğer  kesinlikle kuru - normal bir cildiniz yok ise öneririm J


Görüşmek üzere…

8 Mayıs 2017 Pazartesi

Şık Mutfaklar İçin Ankastre Renkli Buzdolabı

Siz de ankastre renginin mutfaklara çok yakıştığını düşünenlerden misiniz? Bu yıl ankastre renklere ilgi çok fazla: Gümüş grisi bu renk, mutfaklarda hakikaten güzel duruyor ve bulunduğu her ortama değer katıyor. En çok da buzdolabı modellerine yakıştığını düşünüyorum, ankastre renkli buzdolapları mutfakların gerçekten de havasını değiştiriyor. Bu nedenle Uğur Soğutma’nın UES 585 D2K NFI A++ isimli buzdolabı modelini görür görmez sipariş etmeye karar verdim: Ankastre renginin en şık tonunu kullanıyor.


Sevdiğim bir renge sahip olması, tek tercih nedenim değildi elbette. Uğur Soğutma’yı gayet iyi tanıyorum, 60 yıldan fazladır derin dondurucu modelleri ile soğutucu cihazlar üretiyor. Açıkçası, bu sektörde rakibi olduğunu düşünmüyorum ve buzdolabının da bir soğutma uzmanından alınması gerektiği kanaatindeyim. Hem markayı, hem de ankastre rengini görür görmez satın alma kararı vermem bundan kaynaklanıyor. Buzdolabını yaklaşık 3 aydan bu yana kullanıyorum ve izlenimlerim şöyle:
 

İç hacmi 585 litre ve fazlasıyla yeterli geliyor. Açıkçası bu büyüklükteki bir iç hacmi, çoğu marka ancak en üst düzey ve en pahalı modellerinde sunabiliyor. ’da ise standart geliyor! Buzdolabı içerisindeki şeffaf sebzelik bölümü özel, zira nem kontrolü yaparak sebzelerin daha uzun süre taze kalmasını sağlıyor. Ayrı bir “0 derece” bölümü de var, süt ve et ürünlerini bu bölüme koyarak kullanım ömürlerini uzatabilirsiniz. 

Buzdolabının no-frost özelliği var ve dondurucu bölmesinin kapasitesi tam 97 litre. Çoğu aile için fazlasıyla yeterli olacak bir kapasite bu. Isı kontrolü tamamen otomatik, bu da maksimum seviyede enerji tasarrufu yapmasını sağlıyor. Dış kapağı üzerinde bir LED gösterge var, hem çok şık duruyor ve hem de kapağı açmadan buzdolabı kontrollerine ulaşmanızı sağlıyor. Buzdolabını geceleri de kullanmayı sevenlerdenseniz hiç merak etmeyin: LED aydınlatması, toplam 5 adet temperli cam rafı mükemmel bir şekilde aydınlatıyor. Fiyatının çok üzerinde özellikler sunan UES 585 D2K NFI A++ modelini satın aldığım için çok mutluyum, mutfağım hem çok daha şık bir hale geldi ve hem de çok kaliteli yeni bir buzdolabım oldu! https://satis.ugur.com.tr/item/ues-585-d2k-nf-a/100030 adresinden siz de sipariş verebilir, ödemenizi 12 taksit halinde yapabilirsiniz. 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

6 Mayıs 2017 Cumartesi

Flormar Tırnak Bakım Yağı...

Herkese merhaba…

Birkaç hafta önce kullanmaya başladığım ve çok memnun kaldığım bir üründen bahsetmek istedim sizlere. Mutlaka bilenler vardır. Flormar Care&Go Nail and Cuticle Oil.



Ürün tamamen tırnaklara bakım yaparak, kütikülleri yok etmeyi vaat ediyor ve bence bunu başarıyor J İçeriğinde çok rahatsız edebilecek bir şeye rastlamadım. Sadece sanki bir renklendirici gördüm (D&C Yellow No.II). 😈 Sadece ilaçlarda ve kozmetikte kullanılan bir renklendirici madde imiş bu.  İçerik kısmında en sonda yer aldığından az miktarda kullanılmış. Çok da rahatsız etmedi bu sebeple J

Limon yağı ve tatlı badem yağı içeriyor. Ürünün içerisinde bir sünger var ve bu sebeple gayet pratik. Hafif bir limon kokusu bırakıyor ve rahatsız etmiyor.  Fiyatı 10 TL.

Genel olarak ürünü beğendim ama derseniz ki yok yine de kimyasal diye o zaman önerim Hindistan cevizi yağı ile tırnaklarınıza bakım yapmanız. O da aynı işlevi fazlasıyla yapıyor zaten J


Görüşmek üzere…

4 Mayıs 2017 Perşembe

Parmaklarınızı Çıtlatıyor musunuz?...

Günaydın…

Bugün uzun zamandır aklımda olan bir konudan bahsetmek istedim. J Parmaklarınızı çıtlatıyor musunuz? Peki, sizce bir zararı var mı hiç merak ettiniz mi? J



Bazı insanlar bunu gerçekten alışkanlık haline getiriyorlar. Hatta çevremizde çoğu kişi de zararlı yapma diyor. Önce parmak kütlettiğimizde (çıtlattığımızda) vücutta ne oluyor bir ona bakalım.  Sıvı ile dolu olan iki kemiğin birleştiği eklem kapsülündeki boş olan kısım, parmağınızı her çıtlattığınızda genişliyor ve oradaki sıvı kemiklerin arasındaki boşluğu doldurmak için yetersiz kalmış oluyor. Basın. Düşüyor ve oluşan gaz kabarcığı, o sesin (çıtlattığınızdaki sesin) oluşmasını sağlıyor.  En anlaşılır özeti; bu ses kabarcık tanesi J

40 denek üzerinde bir araştırma yapılmış ve 30 deneğin çıtlatma alışkanlığı olduğu belirtilmiş. Eklemler için ısınma hareketi olarak görülen bu çıtlatma, eklemlerde hareket genliğinin artmasına sebep oluyor imiş J Bu şekilde de eklem hastalıklarının önüne geçilebiliyormuş. 30 deneğin eklem iltihabı ya da şişlik gibi sorunlara rastlamadığı belirtilmiş.

Aslında yapılan deney sayıları çok az ama sadece yapılanlara yönelik bakıldığında, sorun olmadığı belirtiliyor. Karar sizin J


Görüşmek üzere…

30 Nisan 2017 Pazar

Kansızlığa İyi Gelen Gıdalar...

Herkese merhaba...

Yaz artık kendini göstermeye başladı ve ben de bu duruma çok sevinenlerden değilim. Çünkü gerçekten en sevdiğim mevsim kış J Konuyu çok saptırmadan hemen asıl konuma döneyim. Kansızlık birçok insanın sorunu ve bazıları da sürekli ilaç kullanmak durumda L Fakat eğer aşırı bir kansızlığınız yok ise (genetik olabiliyor) bazı gıdalarda bu durumun önüne geçmeyi başarabiliyor. Şimdi bir bakalım;



Bu durum en fazla hamilelerde, çocuklarda, bayanlarda görülüyor. Demir eksikliği anemisi ciddi derecede başa bela! Tedavi önemli çünkü özellikle çocuklarda bu duruma bağlı olarak enfeksiyon riski artıyor. Yetişkinlerde sürekli yorgunluk, eklem ağrıları görülüyor.

Tüketilmesi gereken gıdalarda en başı kırmızı et çekiyor. Sonrasında ise, karaciğer, tavuk eti, balıketi, üzüm, pekmez, yumurta, yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller, kuru dut, fındık geliyor. Önemli nokta; bu gıdaları C vitamini ile birlikte tüketirseniz demir emilimini arttırır. Ters etki olarak da kalsiyum içeren gıdalar da demir emilimini azaltır. Bu duruma dikkat etmek gereklidir.

Eğer kırmızı et tüketemiyor iseniz; benim kendimden onayladığım demirimi arttıran gıda pekmez oldu. (keçiboynuzu özellikle) Her gün sabahları aç karnına bir yemek kaşığı tüketerek tam 3 ay sonra kan tahlili ile demir miktarıma tekrar baktırdım ve 40  µg/dL iken 120  µg/dL’ye ulaştı ve hiç ilaç takviyesi kullanmadım.

Doktor kontrolünde kan tahlilleriniz yapmaya özen gösterin. İnanın bunun dışında anlaşılmıyor sağlık sorunlarınız. Senede 2 kez alışkanlık haline getirin derim ;) Sağlıklı bir hayat dilerim herkese...


Görüşmek üzere…

27 Nisan 2017 Perşembe

Kullandığınız İlaçlara ve Tükettiğiniz Gıdalara Dikkat Edin...

Herkese selam…

Bugün yine birazcık dikkat etmemiz gereken bir konuya değinmek istedim J Sizlerin de bildiği gibi bazı ilaçları ve gıdaları birlikte tüketmemiz gereklidir. Ama tabii buna pek dikkat etmeyiz oysa önem verilmesi gerekli bir konu. Şimdi bir bakalım;



Astım, bronşit ve diğer akciğer hastalıklarının tedavisi için kullanılan ilaçları kafein ile birlikte tüketmemeniz gereklidir. Çünkü kafein bu ilaçların içerisindeki maddelerin (teofilin) toksisitesini arttırır.

Kalp ve böbrek hastalıklarının tedavisinde kullanılan ilaçları, potasyum içeren yiyecekler ile birlikte tüketmemeniz gereklidir. Çünkü bu ilaçlar zaten kanınızdaki potasyum değerini arttırır. Fazla potasyumda, kalp ritmi bozukluğuna (Potasyum Deyip Geçmeyin), nefes darlığına neden olur.

Kalp yetmezliğinde kullanılan ilaçları ise meyan kökünden uzak durarak almanız gerekir. İkisi bir arada vücuda alındığında kalp ritminde sorunlara neden olur hatta kalbiniz durabilir de. Meyan kökü ise pastalarda, şekerlemelerde ve birada bulunmaktadır.

Kötü kolesterolünüzü  (LDL) düşürmek için ilaç kullanıyorsanız turunçgillerden (özellikle de greyfurt) uzak durmalısınız. Çünkü bu meyveler aşırı doz etkisi yaratarak 1 tane tableti bile 20 tablet içmişsiniz etkisine neden olur.

Kan sulandırıcı ilaçlar kullanıyorsanız (pıhtı önlemek amaçlı), sarımsak, kızılcık, zencefil, acı biber, tarçın, zerdaçal gibi baharatları sınırlı tüketmelisiniz. Bu baharatlar ilacın içindeki madde ile (varfarin) bir araya geldiğinde daha fazla kan sulandırıcı etkisi olacaktır.

Tiroid hormonu ilacı kullanmak zorunda iseniz; soya, kestane ve lif tüketiminize dikkat etmelisiniz. Çünkü üçlü ilacın emilimini azaltır.

Antibiyotik içiyorsanız (ki zorunlu değilse uzak durun derim), kalsiyum aldığınızda ilacın etkisinde ani düşüşler olur. Süt ve süt ürünleri en güzel örneğidir.

Ağrı kesici aldığınızda (ibuprofen içerenler için), meşrubatlardan uzak kalmalısınız. Sebebi; asitli içeceklerdeki karbondioksit ve asit ilacın emilimini arttırır ve böylece ilacın dozu değişmiş olur. Hal böyle olunca toksisitesi artar bu durumda da böbrekleriniz zarar görmüş olur.

Son olarak antideprasan ilacı kullanıyorsanız; eski kaşar, kurutulmuş etler, konserve et ve balıktan mümkün olduğu kadar uzak kalmalısınız. Sebebi bu gıdalardaki tiramin maddesi antideprasanlar ile tansiyonda kritik yükselmeye sebep olabilir.

Aman diyorum kullandığınız ilaçlara her zaman dikkat edin. Yanında yemiş olduğunuz gıdalar ile vücudunuzda çok farklı etkiler yapabiliyorlar. Yine söylüyorum sağlık her şeyden önemli ;)

Görüşmek üzere…


25 Nisan 2017 Salı

Yüzdeki Kızarıklıklar ve Sivilceler Bakın Neyi Belirtiyormuş...

Herkese merhaba…

Yüzümüzdeki renk değişimlerinden ve bölgesel çıkan sivilcelerden, vücudumuzda neler olduğunu anlayabiliyoruz J Aynen öyle ilginç gelebilir, bende şaşırdım ilk duyduğumda ve hemen paylaşmak istedim. Daha çok Çinli doktorlarının belirttikleri bir durummuş bu. Şimdi bir bakalım;



Alın ve kaşların tam üzerinde oluşan kızarıklıklar, çok yüksek bir ihtimalle sindirim sistemi ile ilgili bir sorun olduğunu gösteriyor. Yağlı ve kızartılmış gıdaları tüketmeyerek değişimi fark edebilirsiniz.  Bir de alkol alımını azaltmak gerekiyormuş.

Burun üzerinde çıkan sivilceler; kalp ve dolaşım sistemi ile ilgili bir soruna işaret ediyor. En büyük nedeni de stresmiş. Düzenli uyku ve ayrıca spor ile de bu durum çözülebiliyormuş.

Kulak üzerinde çıkan sivilceler ise; Çinli doktorlara göre böbrek ve boşaltım sistemi ile doğrudan alakalı. Daha fazla su içerek ve kahve ile tuz tüketimini azaltarak dikkat etmeniz gerekiyormuş.

Yanaklar ile elmacık kemiklerde oluşan kızarıklar için; yanakların üst bölgesi akciğer ve bronşlar ile bağlantılıdır. Burada çıkan sivilceler solunum sistemi ile ilgili bir problemi belirtiyor. Bunun yanında alerjiler de aynı bölgede aktif sivilce oluşumuna neden oluyor. Yanakların alt bölgesinde kızarıklık var ise; dişlerle alakalı bir soruna işaret ediyormuş.  Yanak bölgelerindeki kızarıklıkları önlemek için; temiz hava, bol yürüyüş, sigaradan vazgeçme ve az şekerli gıda tüketimi öneriliyor.

Dudak çevresinde oluşan kızarıklık ve yaralar; sindirimle alakalı bir sorunu belirtiyor. Hazımsızlık ve bağırsak spazmı da yanında bonusu imiş J Fast-food’lardan uzak durarak ve lifli gıdalar tüketerek önleyebilirsiniz.

Son olarak çenede oluşan kızarıklıklar için; üreme sistemindeki bir soruna işaret ediliyor. Hormonal dengesizlik en baş faktör olmuş oluyor.

Açıkçası benim ilgimi çekti ama akademik bir makaleye pek rastlamadım. Tesadüf müdür bilemiyorum ama yanaklarımın üst bölgesinde minicik sivilce çıktığında genelde alerjen bir durumla karşılaşmış oluyorum ki en son yazımda da mevsim geçişlerinden dolayı sorun yaşadığımı belirtmiştim.

Doğru mu değil mi kararı siz verin artık, ben karar veremedim J

Görüşmek üzere…


23 Nisan 2017 Pazar

Mevsim Geçişleri ve Alerjik Rinit...

Merhaba tekrardan…

Malum havalar fazla değişken durumda. İstanbul’da bir günde 4 mevsimi net yaşayabiliyorsunuz şu sıralar. E tabi, mevsim geçişi demek hastalık demek, alerjik reaksiyonlar demek. Bende nasibini alanlardanım J

Bitki polenlerinin rüzgar yardımı ile ortalıkta bir sağa bir sola gezmesi ben dahil birçok kişide alerjik rinite neden olabiliyor. Tabi genetik etki de rol oynuyor bu hastalıkta ama önlem almamanın da etkisi yüksek.

Gelelim belirtilere; bildiğiniz gibi aksırık, burunda kaşınma, gözlerde kaşınma ve sulanma, burun akıntısı, burun tıkanıklığı, hafif boğaz ağrısı, yorgunluk.  Enfeksiyon hastalıklarından en önemli farkı ise ateş olmuyor alerjik rinitte J

Açıkçası ben her mevsim geçişinde bu sorunla karşılaşıyorum ama önlem alarak, tükettiğim besinlere dikkat ederek çabuk atlatıyorum.  Aldığım önlemler; sigara içilen ortamlara asla girmiyorum. Saç spreyleri (benzeri her şey), yoğun parfümler veya ağır kokulu kimyasallardan bir süre uzak kalıyorum. Hatta kimyasallara deyemiyorum bile J Eğer aşırı kötüleşir isem geceleri bir tane doktorumun önerdiği antihistamin ilacından kullanıyorum. Burun spreyleri de baya işe yarıyor bilginize.

Günlük beslenmede ise; yumurta, kuruyemiş asla tüketemiyorum. Çünkü bu gıdalar ciddi anlamda kaşıntı gibi sorunlara neden oluyor. Özellikle buna dikkat ediyorum.  Mevsim geçişlerini hafife almayın derim J


Sağlıkla kalın…